Editörün Seçtikleri:
ALTIN TAVSİYE

1997 yılında yaz aylarında şirin tatil yöremiz olan Marmaris İçmeler'de bir Hotel'de üniversitede okuduğum bölüm Turizm olduğu için zorunlu Yaz stajımı yapıyordum. Benim hotel'de çalıştığım departman yani bölüm Bar Servis bölümüydü. Ben gelen müşterileri karşılayıp siparişlerini getiren bir personel olarak görev yaptığım bu bölümde Bar kısmında bardakları yıkayan ve bar Servis personeline yardımcı olan İbrahim isimli bir arkadaşımız bizimle beraber çalışıyordu. Aylardan Ağustos sonu olmuş. Yaz mevsiminin sonuna gelmiştik. Bizimle birlikte çalışan İbrahim o yıl Liseyi bitirip üniversite sınavına girmiş ve yaz ayı süresince Ekmek parasını kazanmak için Stajer olarak çalıştığım hotelde çalışmıştı. 

İbrahim isimli bu genç arkadaşımız bana Eylül ayına girdiğimiz dönemde bir soru sormak için müsaade istedi. Bende tabi İbrahim sor arkadaşım dedim. Kendisi bana Üniversite sınav sonuçlarının açıklandığını ve kendisininde Ziraat Mühendisliği bölümünü kazandığını ve bu bölümü okuyup okumamakla kararsız olduğunu söyledi. Bende kendisini ilk önce sınavı kazandığı için tebrik ettim. Ve kazandığı bu bölümün güzel bir bölüm olduğunu ve kayıt olup okumasını tavsiye ettim. Kendisi bana hotelde kalıp çalışayım mı veya gidip kazandığım Ziraat Mühendisliği bölümünü okuyayım mı diye danışmak için konuşmak istediğini yineledi. Bende kendisine iyi bir insan olduğunu ve bir Türk genci olarak Ziraat Mühendisi olarak Türk toplumuna daha çok katkı sağlayacağını , diğer türlü hotelde bar personeli olarak ne kadar kendi hayatına katkı sağlayabileceğini ve gelecekte sahip olacağı olanakları anlattım. Bana İbrahim Tamam Gültekin ben seni dinledim ve bir karara varacağım deyip yanımdan ayrıldı. İlerleyen günlerde bendeniz Hotelde zorunlu olan Staj  süremi tamamlayıp Stajımı bitirip hotelden ayrılmıştım. İbrahim ile yaptığım bu konuşma bana 1997 yılından bir anı olarak kalmıştı.

Aradan yıllar geçmiş. 2002 yılının sonunda ben Üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra askere gitmiştim. Ben izmirli olarak bana 1900 km uzaklıktaki Muş İlinin Bulanık ilçesinde Jandarma olarak askerliğimi yapıyordum. Askerlik yaptığım İlçede 2003 yılı Mayıs içinde Komando binasından Jandarma binasına dönerken İlçenin Tarım ve Orman Müdürlüğünün önünde bana birisi seslendi. Bir döndüm baktım. altı yıl önce Hotelde barda bulaşıkçılık yapan İbrahim isimli arkadaşımız bana Gültekin diye sesleniyor. Kendisini 1997 yılında Marmariste en son hotelde bıraktıktan sonra ülkemizin doğusunda yüzlerce kilometre ötede görmek beni çok sevindirmişti. Yıllar sonra kendisiyle selamlaştıktan sonra bana İbrahim askerlik yaptığım İlçede orman Müdürlüğünde görevli Ziraat Mühendisi olduğunu söyledi. Ben o an çok sevindim ve tarif edilemez büyük bir mutluluk yaşadım. Ardından bana İbrahim şunu söyledi ; Gültekin seninle hatırlıyorsan hotelde çalışırken kazandığı bölümü okumalı mı veya hotelde çalışmaya devam etmesi mi gerektiği hakkında konuştuğumuzu ve benim kendisiyle yaptığım konuşmadan sonra içine okuma isteği doğduğunu ve benim kendisiyle konuşmam sayesinde okuyup Ziraat Mühendisi olduğunu söyledi. Ziraat Mühendisi olmasını benim kendisine yaptığım konuşmamın sağladığını anlattı. Bana Gültekin benden burada ne dilersen ben senin için yaparım. Bundan sonra askerliğin boyunca maddi ve manevi olarak yanındayım dedi.

Askerliğimin bitmesine üç kalmış iken 1997 yılında barda bulaşıkçı İbrahim daha sonra 2003 yılında Ziraat Mühendisi İbrahim Allah razı olsun bana askerde Manevi  olarak destekte bulunmuştu. Kendisi sayesinde dağ başında yalnız geçen günlerim rahat geçmiş ve askerliğim bitmişti. Kendisi beni terhis olduğum gün havalimanına kadar taksiyle bırakmış. Ve beni Ailemin yanına yolcu etmişti. Kendisiyle havalimanında vedalaşırken çok teşekkür etmiştim. Bana ne demek Gültekin ben sana karşı kendimi halen borçlu hissediyorum. Senin Altın tavsiyen sayesinde ben Üniversite okudum ve Ziraat Mühendisi olarak çok geçerli bir meslek sahibi oldum dedi. Bende Muş Havalimanından İzmir Uçağına mutluluk ile binmiştim. Aynı gün izmire varıp Ailem ile buluşmuştum.

Hikayemiz burada son buluyor. Bu hikayeden çıkaracağımız ders ; her zaman karşımızdaki kişilere iyi niyetli olarak , doğru yola sevk edebilecek tavsiyelerde bulunmalıyız. Bu Altın Tavsiye hem sevap olarak , hemde hayatımızda bir gün ihtiyaç duyduğumuz anda karşımıza çıkacaktır. Hepinize Keyifli, Sağlık dolu günler dilerim.

Gültekin COŞAR

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

TEHLİKELİ KADINLAR
Hepinize hayırlı geceler dilerim değerli hikaye sever dostlar ; Sizlere bu akşam kendi yaşadığım gerçek...

Haberi Oku