Merhaba Selam Değerli Okuyucularım ; Sizlere bu yazımda İnsanlarımızın en çok düşündüğü ve üstüne düştüğü Kariyer Planı kavramı hakkında paylaşımlarda bulunacağım. 

Ülkemizin Yaş ortalamasına baktığımızda Avrupa kıtasının en genç nüfusuna sahip olan bir ülkeyiz. Ülkemizin nüfusunun yüzde 60'ı 25 yaşın altında olan kişilerden oluşuyor. Bu kesim için en önemli olan konu hayatlarında kendi geleceklerine yön verebilecekleri Kariyer Planlamasıdır.

Kariyer planlaması kişilerin kendi bireysel yeteneklerine göre hazırlanmalıdır. Bu sayede kişi hem yapacağı işte başarılı hemde kendi hayatında mutlu olacaktır. Daha doğrusu kişinin kendi yapmak istediği işi yapabilmesi için aynı zamanda meslek olarak yapmak istediği iş alanında bireysel yatkınlığı ve yeteneği olması gerekmektedir. Böylece birey ile yapacağı iş arasında uyum oluşur. Sonucunda kişinin kendi çalışmak istediği ve aynı zamanda çalışmak istediği alanda yeterli beceri ve vasıflara sahip olması gerekir. Bu sayede doğru mesleki konuma doğru insan bulunmuş olur.

Size bu konuda kendi hayatımda karşılaştığım bazı örneklerden bahsedeceğim. Yıllar önce Üniversite sınavına hazırlandığımız bir Dershane'de bir sınıf arkadaşım bana Gültekin gel şansımızı Futbolda deneyelim diye teklifte bulunmuştu. 1990'lı yıllarda Ya Topçu Ya Popçu mantığı olduğu için arkadaşım bana bu öneride bulundu. Bende kendisiyle birlikte ilçemizde yer alan bir Amatör kulübün Futbol takımı seçmelerine gitmiştim. Seçmelerin yapıldığı saha beton zeminden daha sert toprak bir zemindi. Maçlarda yere düşen oyuncu sakatlanırdı. Ben bunu görünce kulübün Futbol Şube sorumlusuna saha zeminin betondan sert toprak bir zemin olduğunu maçlarda veya antreman sırasında sakatlanacak olursak bize ne tarzda güvence verdiklerini sormuştum. Bana Kulüp sorumlusu bey size güvence olarak hiç bir imkan tanımıyoruz. Sakatlanırsanız tedavinizi kendiniz yaptırıyorsunuz demişti. Bunun üzerine seçmeleri kazanmış olmamıza rağmen ben Futbolcu olma sevdasından vazgeçmiştim.

Daha sonra yine Lise yıllarımda bu sefer okuduğum Lisede sınıf arkadaşım olan bir arkadaş bana İzmir'de açılan ilk Özel televizyon kanalında yayınlanan bir Gerçek Kesit tarzında dizi filmde oynama önerisi sunmuştu. Bende o dönemler İzmir'in ilk özel televizyon kanalından bana sunulan teklifi kabul etmiştim. Televizyonda yayınlanan dizide iki bölüm oynamıştım. Daha sonra Televizyon Kanalı dizi filme yeterli ödenek ayıramadığı için dizi film yayından kaldırılmıştı.Bunun üzerine bende Üniversite okumaya karar vermiştim.

Üniversite sınavına hazırlanırken bir gün öğretim gördüğüm lise de bir sınıf arkadaşım bana Gültekin Üniversite sınavları yaklaşıyor ve sen bana hangi bölümde okumamı önerirsin diye sormuştu. Bende sınıf arkadaşım olan bu kişiyi yakından tanıdığım için kendisine Uzak Yol Gemi Kaptanı olabileceğini ve bu bölümü tercihlerine yazmasını tavsiye etmiştim. Kendisi bana teşekkür ettikten sonra  kendisine neden Uzak Yol gemi kaptanlığı bölümünü tavsiye ettiğimi sormuştu ? Bende kendisinin dışa dönük ve gözü kara bir karakter yapısına sahip olduğunu ve gemide çalışan kişilerin Karada tutunamayan kişiler olduğunu, bu tarzda kişileri kendisinin idare edip yönlendirebilecek yeteneğe ve kapasiteye sahip olduğunu  bu yüzden kendisine Uzak Yol Gemi Kaptanlığı bölümünü tavsiye ettiğimi söylemiştim. Bunun üzerine sınıf arkadaşım bana tamam Gültekin senin bu tavsiyeni dinleyeceğim ve söylediğin bölümü yazacağım demişti. Tabi ki, arkadaşım Üniversite sınavında bu bölümü kazandı. Günümüzde Denizcilik dilinde Süvari ( Birinci Kaptan ) olarak Uluslararası Yük gemisi Kaptanlığı yapmaktadır.

Bireysel yeteneklerin yatkın olduğu alanlar konusuna söyleyebileceğim örnekler ; Lisansımı almak için kursa gittiğim dönemde , gittiğim kursa Lisans eğitimini tamamlamak için devlet memurları'da çok fazla gelmekteydi. Kursa gelen bir Polis Memuru beye gün boyu işinde neler yaptığını sorunca bana gündüz görevli olduğu semtte pala ve balta ile kendilerine saldıranlar olduğunu söyledi. Bende tabi ki geçmiş olsun demiştim. Daha sonra kendisine görev yaptığı semtte üstüne pala ve balta ile saldıranları ne yaptıklarını sorduğumda bana gayet rahat bir şekilde diğer görevli memur arkadaşlarla birlikte yakalayıp adalete teslim ettiklerini söyledi. Sonrasında'da Kız arkadaşıyla buluşmaya gittiğini anlatmıştı. Bende kendisinde ki bu rahat tavırları görünce bir hayli şaşırmıştım. Bana kendisi hemen hemen her gün bu tip olaylarla karşı karşıya kaldığını anlatmıştı. Kendisine geçmiş olsun dedikten sonra anladım ki ; Polis olacak olan kişiler , kişilik ve karakter olarak rahat, vurdumduymaz ve cesur yapıda olmaları gerekir. Bunun karşılığında karakter , kişilik ve psikolojik olarak karşılaştığı tehlikeli olaylardan etkilenebilecek yapıda olan kişilerin yapabileceği meslek olmadığını gördüm ve anladım.

Bireysel yetenekleri yatkın olduğu halde yetenekli olduğu alana yönelemeyen kişilerde bulunmaktadır. Bunun en önemli sebebi Ekonomik sebeplerdir. Örneğin bir kişi Kültür - Sanat alanında , Spor alanında , Ticaret alanında istediği mesleği yapabilmesi için görmesi gereken gerekli eğitim ve öğretimi, kazanması gereken tecrübe ve deneyimleri edinebilmesi için belli bir ekonomik imkana sahip olması gerekiyor. Benim bu konuda karşılaştığım örnekler ; Yaz ayında tatil yaptığım bir beldede yaz dönemi için geçici çalışan bir genç şehir dışında Hukuk fakültesini kazandığını bunun yanında Ailesinin kendisini şehir dışında okutabilecek ekonomik imkanı olmadığı için kazandığı hukuk fakültesine kayıt yaptıramayacağını üzülerek söylemişti. Bu gencin durumu bütün tatilcilerin yüreklerini burkmuştu. Bir başka örnek olarak Anadolumuzun bir şehrinde çok yetenekli olan çok yetenekli bir genç futbolcu çok severek oynadığı ve üstün yetenekleri olmasına rağmen Ailesinin kendisine bakacak maddiyatı olmadığı ve kendisininde Ailesini geçindirmek için bir iş bulup çalışması gerektiği için oynadığı futbolu bırakıp iş hayatına atılmıştı. Bunlar kişilerin yatkın olduğu ve hak kazanmalarına karşılık yapamadığı meslek ve okuyamadığı mesleki alan konularına birer örnektir.

Benim kendi çocukluğum ve gençliğim döneminde İdealism vardı. Bu çerçevede İdealist olan kişileri görmek mümkündü. İdealist insanları tanımlayacak olursak, kendilerine olmazsa olmaz olarak belirledikleri hedeflere ulaşmak isteyen kişiler gurubudur. Örneğin Ailesi Doktor olan gençlerde Doktor olmak Ailesi hukukçu olan gençlerde hukuk alanında okumak ve hukukçu olmak istiyorlardı. Bunların dışında hiç bir alanda yer almıyorlardı.Günümüzde globalleşen dünyada ekonomik olarak yüksek kazanç getiren işler ve meslekler talep ediliyor. Aileler çocukları istesin veya istemesin , yeteneği olsun veya olmasın çocuklarını ekonomik olarak yüksek kazanç getiren alanlara yönlendiriyorlar. Mesela bir arkadaşım bana karşılaştığı bir olayı anlatmıştı. Kendisi bu konuda gördüğü Aileye çok şaşırdığını belirterek söyledi. Bir Baba ilkokulda okuyan oğlunu Basketbol kursuna yazdırdığını ve çocuğunun mutlaka ileride Amerikan Basketbol ligi NBA 'de ünlü bir basketbolcu olacağını arkadaşıma belirtmiş. Arkadaşımda hayretler içerisinde kalarak belki çocuğun basketbola yeteneği bulunmadığını , belki belli bir alanda çok iyi bir öğretmen olabileceğini söylemişti. Bu örnekte basketbol kursuna yazdırılan çocuğun farklı bir alana yeteneği, becerisi varsa bile Ailesinin hırsı yüzünden belki hiçbir yeteneğinin olmadığı bir alana yönlendirilmiş oldu.

Yurt dışında bir çok ülkede bu konuda belli bir sistem oluşturulmuş ve çocuklar küçük yaşlardan itibaren gözlemlenerek hangi alana yeteneği varsa o alana devlet  tarafından yönlendirilmektedir. Bu sayede hem ülke ekonomisine katkı sağlanmış hemde Sosyal yapı olarak güçlü bir toplum oluşturulmuş oluyor. Bu konuda gençlerin iş sahibi olabilmesi için meslek okulları bulunmaktadır. Gençler mesleki deneyim ve bilgi edinmek için gittikleri bu okullarda hem okuyorlar hemde aynı anda okudukları alanda yer alan iş yerlerinde çalışıyorlar. Hem okulda ki hemde iş yerinde ki eğitimden geçer not alan kişiler mesleki eğitim aldıkları okullardan diploma lamaya hak kazanıyorlar . Diplomalarını aldıktan sonra çalıştıkları  aynı iş yerlerinde personel olarak istihdam ediliyorlar. Bu sistem sayesinde işsizlik olmuyor ve vasıflı yetişmiş personel olarak gençler iş bulmuş oluyorlar. Sosyal olarak'ta mutlu bireyler oluyorlar.

Kişilerin Kariyer Planı yaparken bireysel olarak yeteneklerinin yanı sıra içinde yaşadıkları yörenin avantajlarını'da göz önüne almaları isabetli olacaktır. Bu yöresel Avantajlara değinmek gerekirse ; Örneğin Ülkemizde Otomotiv sektörü Marmara bölgesinde yer almaktadır. Marmara bölgesinde yaşayan Kariyer Planı yapan gençlerin Otomotiv sektörüne ilgi duyuyorlarsa ve Otomotiv sektörü için bireysel yetenekleri'de mevcutsa bu onlar için kaçınılmayacak bir fırsat olur. Bu bölgede yabancı menşeli Otomobiller üretilip hem ülkemizde iç pazara ve yurtdışında bir çok ülkeye ihraç edilmektedir. Bu alanda ihracat rekoru kırıyoruz. Marmara bölgesinde Bursa ile Kocaeli arasında Fiat,Renault, Ford gibi yabancı markaların binek ve ticari modelleri üretilmektedir. İstanbul Bahçeşehir- Esenyurt Hoşdere mevkisinde yer alan dünyaca ünlü Mercedes Benz Otobüs fabrikası yer almaktadır. Yurt içi ve Yurt dışında birçok ülkeye Mercedes Benz Otobüsler ülkemizde ki Fabrikasında üretilip gönderilmektedir. Ayriyetten Mercedes Benz Kamyonları da İç Anadolu bölgemizin Aksaray ilinde üretilmektedir.

Kültür ve Sanat alanında Kariyer planı yapan kişilerinde ilk tercihi ülkemizin bu anlamda en mozaik olan ili İstanbuldur. Daha birçok alanda bu tarzda örnekleri yöre bazında söz edebiliriz. Sonuç olarak ; Kişilerin Kariyer Planlarını yaparken yaşadıkları yörede ki sektörel yatırımları da göz önünde bulundurmaları ve bireysel yetenekleri ile yörelerinde ki sektörel yatırımları karşılaştırmaya göre karar vermeleri doğru olur.

Sizlere bu yazımda Kariyer Planı konusunu anlattım. Yazımı okuyan herkese çok teşekkür ederim.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.