Televizyonun Zararları

Hayatımıza girdiğinden beri daha fazla dahil olan ve neredeyse TV açmadan geçen bir günün olmaması TV yayıncılarının da daha fazla izleyici çekmek için birçok farklı konseptte program yapmasına neden oldu.

Bazı kanallarda eğitici içerikler, yemek tarifleri, ülke ve şehir tanıtımları ve belgesel gibi yayınlar olmasına rağmen, ulusal TV kanalların büyük bir kısmı, evlilik programı, magazin, diziler ve tekrar yayınlar yayınlamaktadır. Bu da oldukça yararsız ve boş içeriklerle insanların düşünce yapılarının gelişmemesine neden olacak şekilde beyinlerin uyuşturulmasına neden olmaktadır. Bu da televizyonun zararları konusundaki görüşleri kanıtlamakta, boş bilgilerle dolan beyinler yaratmaktadır.

Bütün gün evde vakit geçiren kadınlar, günlük temizlik ve çocuk bakım işlerini yaptıktan sonra birçoğu düzmece olan evlilik programlarına kilitlenerek, zamanlarını bu kandırmacalarla geçirmektedir. Bunun sonucu olarak da sosyal ortamlarda konuşacak tek konular, bu programlar ve dizilerin yeni bölümleri ile ilgili olmaktadır.

Diziler ve Gerçek Dışılık

Hayatın olağan akışındaki konular nadiren ele alınsa bile, TV dizilerindeki aşırı güzel ve iyi kalpli karakterler, kusursuz kişilikleri ve başarılarıyla, kötüler ise bazen kötülükleri haklı çıkaracak ve suça sürüklenme konusunda etkileyici mesajlar vererek insanların zaten zor olan hayatlarında düşünme yetilerini sınırlayan bir hale sokmaktadır.

TV dizilerindeki karakterlere özenen kişiler şiddet uygulamak ve suça sürüklenmek konusunda doğal bir şeymiş gibi davranmakta ve ulaşmak istediği kusursuz hayata karşı olan hırslarını zarar verecek ölçüde arttırmaktadır.

Dizi ve Evlilik Programlarının Zararları

Hayatını evlilik programları ve dizilere göre planlayan insanların hiçbir yaşam amacı ve beklentisi yoktur. Kitap okuma alışkanlıkları gelişmeyen ve kendilerini eğitmek için hiçbir çaba göstermeyen bu insanlar, herhangi bir sosyal ortamda konuşacak kayda değer bir fikre sahip değildir.

Ekrandaki kişilerin fikirleri ve düşüncelerini körü körüne savunan, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma iç güdüsüyle topluma hiçbir yararı olmayan bu insanlar, siyasi, ailevi ve düşünsel konularda da kendi özgün fikirlerini savunamamaktadır. Evlilik programlarının zararları ise kurmaca olan bu dizilerde gerçeklik ihtimalini fazla gören,  TV ekranlarında aşağılanan ve küçük görülen sözde adayların rencide olmasından keyif alan kişiler yaratmaktadır.

Özellikle maddi durumu kötü olan kişilerin evlilik için uygun olmadığı, maddi açıdan iyi durumda olanların ise genç ya da yaşlı fark etmeksizin ideal eş adayları oldukları konusu dayatılmaktadır.

İnsanlar Nasıl Kendi Fikirlerine Sahip Olabilir?

Günlük 2-3 saatlik bir zaman diliminde TV kanalların izlenmesi, yani sosyal hayatı etkilemeyecek şekilde ve okuma alışkanlıkları, tek yönlü düşüncelerden etkilenmeme ve özgür düşünceleri ifade etme konusunda gerçek bilgilerden elde edilen görüşlerinin olduğu insanların bu durumdan etkilenmeleri mümkün değildir.

Özellikle çalışmayan ve iş hayatına katılmayan kişilerin sosyal aktivite olarak bir araya gelseler dahi bu tür programları izlediği ve hayatlarını bu programlara göre şekillendirdiği ortaya çıkmaktadır.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ALMANYA'DAN YAZARIMIZA İZLEYİCİ ÖDÜLÜ
Yazarımız Gültekin Coşar'a Köln Merkezli RTL kanalından izleyici ödülü verildi.

Haberi Oku