Odunpazarı Belediyesi’nin, ‘yeniçeşit Deneme Ve Çiftçi Eğitim Merkezi’nin İlk Hasadı Yapıldı

Odunpazarı Belediyesi’nin, ‘yeniçeşit Deneme Ve Çiftçi Eğitim Merkezi’nin İlk Hasadı Yapıldı

Odunpazarı Belediyesi, tarımsal ekonomiyi desteklemek için Kalkanlı Mahallesi’nde kurduğu ‘Yeni Çeşit Deneme ve Çiftçi Eğitim Merkezi’nin ilk hasadını 'Hasat Şenliği ve Tarla Günü' ile yaptı.

Odunpazarı Belediyesi, tarımsal ekonomiyi desteklemek için Kalkanlı Mahallesi’nde kurduğu ‘Yeni Çeşit Deneme ve Çiftçi Eğitim Merkezi’nin ilk hasadını "Hasat Şenliği ve Tarla Günü" ile yaptı.

Çiftçilerin talepleri doğrultusunda bitkisel ve hayvansal üreticilik konularında eğitimler verilmesi amacıyla Kalkanlı Mahallesi'nde kurulan ‘Yeni Çeşit Deneme ve Çiftçi Eğitim Merkezi’nin ilk hasadını bugün yapıldı. Deneme alanlarına; 3 çeşit nohut, 8 çeşit buğday, 4 çeşit arpa, 1 çeşit yulaf, 5 çeşit yağlık ayçiçeği, 5 çeşit tanelik mısır ekimi; 180 dekar alana arpa, 50 dekar alana da yulaf ekimi yapan Odunpazarı Belediyesi, olgunluğa erişmiş yeni çeşit buğday ve arpaların hasadını yapmak için Hasat Şenliği ve Tarla Günü düzenledi.

Hasat Şenliği ve Tarla Günü'ne Kazım Kurt, Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Naci Erdemli, Eskişehir Sanayici ve İş Adamları Derneği (ESİAD) Başkanı Kenan Işık, Odunpazarı Belediyesi Meclis Üyeleri ve Eskişehirli yurttaşlar katıldı.

Hasat Şenliği ve Tarla Günü’nde konuşan Başkan Kazım Kurt, şunları söyledi:

“TÜRKİYE BUGÜN TARIMDAKİÜRÜNLERİ BİLE İTHAL EDER BİR POZİSYONA GELDİ”

“Pandemi ve savaş sürecinde çok daha net bir biçimde ortaya çıktı ki kendi kendimize yeter bir hale gelmek zorundayız. Hepimiz çocukluğumuzdan hatırlarız, Türkiye kendi kendine yetebilen 8-10 ülkeden biri iken, bugün tarımdaki ürünleri bile ithal eder bir pozisyona geldi.

Tarımda ithalat demek, kendi köylüne, kendi çiftçiliğe vermediğin parayı yabancıçiftçiye veriyor olmak demektir. Çok iyi biliyorsunuz ki bugün verilen 6 lira 7 lira ücretler; 2 ay sonra Fransa'dan 12 -13 liraya buğday almamıza, Rusya'dan 15 liraya buğday almamıza engel olamayacak. Çünkü çiftçi para kazanmadığı sürece o ürünü ekmeyecek. Ciddi bir tarım politikasıyla, devletin yapması gereken işleri biz Odunpazarı Belediyesi olarak üstlenmek durumunda kaldık.”

Kurt, devletlerin tarımda planlı bir üretimi olmadığı sürece başarılı olma şansının olmadığının altınıçizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“KENDİÜRETİMİMİZİ KENDİMİZ YAPACAĞIZ”

“Ciddi bir tarım politikasıyla, devletin yapması gereken işleri biz Odunpazarı Belediyesi olarak üstlenmek durumunda kaldık. Bugün Kalkanlılı hemşerilerimizin yılların birikimiyle elde etmiş olduğu bu araziyi, biz yasal nedenlerle sahibi konumuna geldiğimiz için hemşerilerimizin yararına kullanalım istedik ve bu merkezi oluşturduk. Bir yıldır, buraya dershane ve yönetim yeri yapmak için izin almaya çalışıyoruz. Bu alan ciddi bir deneme tesisi haline dönecek, bu tesiste çiftçilerimize gerekli eğitimi de yapacağız.

Biz burada ihracat ile elde edilen gübre, ilaç, tohum gibi girdileri yerli malımız haline dönüştürebilirsek, o stratejik hedefi yakalayabiliriz. Aksi takdirde hibrit tohum, İsrail tohumu seneye yok. İlaçta, gübre de yabancının. Siz çalışıp ürettiğiniz, elde ettiğiniz bütün kazancı dışarıdaki sermayeye aktarmak zorundasınız. Bu politikayı değiştirmek zorundayız. Kendi işimizi kendimiz yapacağız. Kendi üretimimizi yapacağız. Ürettiğimizi satacağız. Biz ne yapıyoruz, bu sene soğanıüretiyoruz müşteri bulamadık döküyoruz. Seneye fasulyeyi üretiyoruz, müşteri bulamadık döküyoruz. Böyle bir uygulama, yanlış bir uygulamadır. Bu uygulamayı hep birlikte; çiftçilerimizle, Ziraat Odalarımızla, zirai kuruluşlarımızla, kooperatiflerimizle birlikte değiştirmek durumundayız.

"SİSTEM SERMAYEYE YARIYOR"

Sistem, sermayeye yarayan bir sistem. Bunu değiştirmek lazım, bunu aşmak lazım. Ortak çalışmayı, üretimi ve paylaşmayı gerçekleştirmek lazım. Umarım ve dilerim bu eğitim tesisi bu işe yarar. Biz gayretle ve ısrarla bu işin üstesine gideceğiz. Yeniliklere, gelişime açık olan Türk köylüsünün bunu bir an önce kavrayacağına inanıyorum. Devlet kurumlarının da buna katkı sunmasında yarar var. Bizimle birlikte olması gerek, ama ne yazık ki politik iklim buna uygun değil. Umarım, o iklim de değişir. O iklimi de bu işe uygun bu anlayışa yatkın hale getirdiğimiz zaman, ben en kısa süre içerisinde, 3-5 yılda, Türk köylüsünün ciddi bir tarımsal devrim yapacağına inanıyorum. Buranın da buna küçücük bir katkısı olursa biz kendimizi görevimizi yapmış sayarız.”

Kaynak: ANKA Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.